Yükleniyor, lütfen bekleyiniz.

Bir Düşünce Geleneğinden Söz Etmek Ne Demektir?

Bir Düşünce Geleneğinden Söz Etmek Ne Demektir?
  • Etkinlik Yeri
    Süleymaniye Salis Medrese
  • Etkinlik Başlangıcı
    2026-04-14 14:00
  • Etkinlik Bitişi
    2026-04-14 17:00
  • Bu etkinlik sona erdi. İlginiz için teşekkür ederiz.

MEDIT Talks Series kapsamında düzenleyeceğimiz bir sonraki etkinlikte, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi ve İslam Düşünce Atlası’nın editörü Prof. Dr. İbrahim Halil Üçer’i ağırlayacağız.

Bu konuşmada Prof. Üçer, “düşünce geleneği” kavramını ele alacaktır. Gelenekleri yalnızca metinler, müellifler ya da kurumlar üzerinden tanımlayan yaklaşımların ötesine geçerek, bir geleneğin hangi sorular etrafında şekillendiğini ve bu sorulara hangi ilkelerle cevap verdiğini tartışacaktır.

Ayrıca, bir düşünce çizgisinin hangi koşullarda gelenek haline geldiğini ve değişen kavramların ardında nasıl bir sürekliliğin bulunduğuna değinecektir. Bu çerçevede konuşma, yalnızca geçmiş üzerine değil, bugün hangi çerçeveler içinde düşündüğümüz üzerine bir sorgulamaya da imkan tanıyacaktır.

Konuşma metnini aşağıda bulabilirsiniz.

BİR DÜŞÜNCE GELENEĞİNDEN SÖZ ETMEK NE DEMEKTİR?

İbrahim Halil Üçer

Bir düşünce geleneğinden söz etmek, çoğu zaman sanıldığından daha güçtür. Çünkü bu, belli metinleri, müellifleri, kurumları veya tarihsel devamlılıkları sıralamakla başarılabilecek bir iş değildir. Bir geleneği gerçekten gelenek yapan şey, onun insanın varlık içindeki yerini nasıl kavradığı, hangi temel soruları sürekli canlı tuttuğu ve bu sorulara hangi kurucu ilkeler eşliğinde cevap verdiğidir. Bu konuşmada, düşünce geleneklerini yalnızca geçmişe ait miras kümeleri olarak değil, belirli bir tecrübe ufku içinde şekillenen ve o ufuk sayesinde hakikat, bilgi ve değer arasında sahih bir bağ kurmaya çalışan canlı muhakeme dünyaları olarak ele alacağım.

Bu bakış açısından hareketle şu meseleleri tartışacağım: Bir düşünce çizgisinin gelenek sayılabilmesi için hangi tür sürekliliklere ihtiyaç vardır? Bir geleneğin görünürde değişen kavramları, kurumları ve tartışmaları gerisinde, onu taşıyan daha derin bir soru düzeni ve ilke yapısı nasıl tespit edilir? Tecrübe ufku, yani neyin bilgi sayıldığını, dünyanın nasıl kavrandığını ve insanın kendisini hangi anlam çerçevesi içinde konumlandırdığını belirleyen çatı tasavvur, geleneklerin oluşumunda ve birbirinden ayrışmasında nasıl rol oynar? Aynı şekilde kurucu ilkeler, bir geleneğin yalnızca düşünme biçimini değil, hangi cevapları makul, hangi çözüm yollarını meşru gördüğünü nasıl belirler?

Konuşma boyunca, gelenek ile ekol, yorum, disiplin ve tarihsel dönem arasındaki ilişkileri de bu çerçevede yeniden ele alacağım. Böylece bir geleneğin ne zaman kendini yenilediğini, ne zaman kriz yaşadığını ve ne zaman artık başka bir şeye dönüştüğünü sormanın daha sahih bir yolunu önermeyi amaçlıyorum. Nihayetinde bu konuşma, dinleyiciyi yalnızca geçmişi anlamaya değil, bugün hangi tecrübe ufukları ve hangi kurucu ilkeler içinde düşündüğümüzü yeniden sorgulamaya davet edecektir.

Google Takvim'e Ekle
Yaklaşan Etkinlikler
Yakın tarihli etkinlik bulunmamaktadır.